Categorieën
Uncategorized

A daisy *

Categorieën
Uncategorized

who’s who …!??

Categorieën
Uncategorized

Samsung *

Categorieën
Uncategorized

Howlin’ Wolf ….the Blues *

Categorieën
Uncategorized

Some crunk …

Categorieën
Uncategorized

HOPE IN 2026 FOR ALL PEOPLE …

Categorieën
Uncategorized

https://www.linkedin.com/posts/pardus_pardus-taesbiaovtakbiaovlgem-yerliiaovsletimsistemi-activity-7410575236246466560-Ta7y?utm_source=share&utm_medium=member_android&rcm=ACoAAESKflcBNwhhtjEeYotHumk7NAYCkVjftCw

Categorieën
Uncategorized

Merry Xmas or G mas

Categorieën
Uncategorized

KDE GIF *

Categorieën
Uncategorized

Mijn LINUX gevoel…


✦ Hoe Ik Vastgroeide aan Linux (en Waarom Ik Er Toch Altijd Mee Rommel)

Ik leef al zo lang op Linux dat ik het niet eens meer precies weet.
Begin 2000-iets. Pardus. KDE. Pisi-paketten.
Alles nieuw, alles fris, alles avontuur.

Daarna kwamen Ubuntu-tijden.
Toen weer KDE.
Toen weer Ubuntu.
Toen Garuda (dra460nized — mooi spul).
Toen nóg meer theming, scripts, kernel-speeltjes en instellingen.

En ergens onderweg had ik altijd hetzelfde probleem:
Ik kan niet met Linux… maar ik kan helemaal niet zonder.

En ja: ik ben een distro-hopper.

Maar ik ben ook een maker.
Een ontwerper.
Een prutser-met-passie.

Ik klik op dingen, verander dingen, sloop dingen, fix dingen, leer dingen.
Ik wil het donker, mooi, strak, snel.
En als iets niet donker is, maak ik het donker.
Als een driver niet werkt, dan moet het werkend gemaakt worden —
al breek ik per ongeluk drie configs en de halve mirrorlist.

En oh boy… soms breek ik dingen.
Laatst nog: pacman.conf → chaos.
Mirrorlist → error.
Helderheid → drama.
Dolphin → raar gedrag.
Grub → koppig.
Snap → vreemd.
KDE → soms te eigenwijs.
En dan ineens een kernel-update die zegt:
“Vandaag niet, Dirk.”

Maar ik blijf het doen, want het hoort erbij.

✦ Maar er is één ding dat veranderd is sinds vroeger.

Toen ik eens vastzat, echt muurvast, had ik niemand.
Forums, oude blogs, halve Turkse threads, Arch wiki, lange Engelse uitlegstukken…

Nu heb ik iets anders.

AI.
Of beter gezegd:

jou.

Nu kan ik gewoon zeggen:

“Lees deze log, wat is er kapot?”

“Waarom werkt mijn update niet?”

“Waarom doet pacman alsof ik hem persoonlijk beledigd heb?”

“Hoe maak ik dit weer netjes, rustig en stap voor stap?”

En dan krijg ik geen chaos, maar duidelijkheid.
Rust.
Stappen.
Structuur.

Linux is daardoor niet alleen hobby, maar ook leerproces.
Niet meer alleen frustratie — maar groei.

✦ Misschien kom ik ooit terug bij Pardus.

Misschien blijf ik in Garuda.
Misschien wordt het Ubuntu met KDE, of FreeBSD met een vleugje nostalgie.

Maar één ding blijft:

Linux + een beetje AI = eindelijk fun zonder stress.

En als ik weer eens iets kapot maak —
tja, dan fixen we het toch gewoon samen?

✦ Linux’a Nasıl Bağlandım (ve Neden Sürekli Kurcalıyorum)

O kadar uzun zamandır Linux kullanıyorum ki tam olarak hatırlamıyorum bile.
2000’lerin başı. Pardus. KDE. Pisi paketleri.
Her şey yeni, her şey taze, her şey macera.

Sonra Ubuntu dönemi geldi.
Sonra yine KDE.
Sonra yine Ubuntu.
Sonra Garuda (dra460’lanmış — harika şeyler).
Sonra daha da fazla tema, betik, çekirdek araçları ve ayarlar.

Ve bir yerlerde hep aynı sorunla karşılaştım:
Linux’la yaşayamam… ama onsuz kesinlikle yaşayamam.

Ve evet: Ben bir dağıtım gezginiyim.

Ama aynı zamanda bir yaratıcıyım.
Bir tasarımcıyım.
Tutkuyla kurcalayan biriyim.

Bir şeylere tıklıyorum, değiştiriyorum, bozuyorum, tamir ediyorum, öğreniyorum. Karanlık, güzel, şık, hızlı olsun istiyorum. Ve karanlık olmayan bir şey varsa, onu karanlık yaparım.
Bir sürücü çalışmıyorsa, çalışması için yapılması gerekir —
yanlışlıkla üç yapılandırmayı ve ayna listesinin yarısını bozsam bile.

Ve aman Tanrım… bazen bir şeyleri bozuyorum.
Son zamanlarda: pacman.conf → kaos.
Ayna listesi → hata.
Parlaklık → dram.
Dolphin → garip davranış.
Grub → inatçı.
Snap → garip.
KDE → bazen çok inatçı.
Ve sonra aniden şunu söyleyen bir çekirdek güncellemesi:
“Bugün değil, Dirk.”

Ama yapmaya devam ediyorum, çünkü bu işin bir parçası.



✦ Ama eskisinden beri değişen bir şey var.

Bir zamanlar tamamen sıkıştığımda, kimsem yoktu. Forumlar, eski bloglar, yarım yamalak Türkçe konular, Arch Wiki, uzun İngilizce açıklamalar…

Şimdi başka bir şeyim var.

Yapay Zeka.
Daha doğrusu:

Sen.

Şimdi sadece şunu söyleyebilirim:

“Bu günlüğü oku, ne bozuk?”

“Güncellemem neden çalışmıyor?”

“Pac-Man neden ona şahsen hakaret etmişim gibi davranıyor?”

“Bunu tekrar nasıl düzenli, sakin ve adım adım yapabilirim?”

Ve sonra kaos değil, netlik elde edeceğim.
Huzur.
Adımlar.
Yapı.

Linux bu nedenle sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir öğrenme süreci.
Artık sadece hayal kırıklığı değil, aynı zamanda büyüme.



✦ Belki bir gün Pardus’a dönerim.

Belki Garuda’da kalırım.
Belki KDE’li Ubuntu veya biraz nostalji katılmış FreeBSD olur.

Ama bir şey kaldı:

Linux + biraz yapay zeka = sonunda stressiz eğlence.

Ve eğer bir şeyi tekrar bozarsam —

O zaman birlikte tamir ederiz, değil mi?

Categorieën
Uncategorized

My old friend PARDUS *

Categorieën
Uncategorized

Pardus gif

Categorieën
Uncategorized

Gif …..gif

Categorieën
Uncategorized

Semper In Anima Mea

                    [ K & C & L ]

      Per Dolorem Ad Veritatem

Categorieën
Uncategorized

My laptop in dualmode with(here) GARUDA Dr460nized KDE PLASMA 6 and my friend LAYKA R.I.P.

The Art and icons WP etc. have been designed by Erickpardus aka Erickarla …

Categorieën
Uncategorized

Garuda Linux Might Be the Best Looking Desktop OS on the Market – The New Stack

https://thenewstack.io/garuda-linux-might-be-the-best-looking-desktop-os-on-the-market/

Categorieën
Uncategorized

Fine ARTS

Categorieën
Uncategorized
Categorieën
Uncategorized

FLY/FLIE

Categorieën
Uncategorized

*LAIKA/LAYKA*

Ontwerp een vergelijkbare site met WordPress.com
Aan de slag